AYVAZ SUYU


Namık BİLGİN

E-Posta :
Okunma Sayısı : 2265
Tarihi : 09 Haziran 2016 - 09:18

Niksar deyince ilk akla gelen değerimiz Ayvaz Suyudur. Ben çocukluğumdan bugüne kadar Ayvaz suyunu içerim. Suyumuz soframızın olmazsa olmazıdır. Suda arsenik var dendiği günlerde bile içmeye devam ettim. Çünkü ben ona inanmadım. Arsenik suyumuz üzerinde o tarihte su üreten başka firmaların oynadığı bir oyun olduğunu düşünenlerdenim. Her suda olduğu gibi. Niksar Ayvaz suyunda da arsenik var. Suda bulunan değerler Avrupa standartları tarafından yeniden belirlenince bizim sudaki o günkü değerin yüksek olmasını rakip firmalar iyi kullanarak suyumuza atılan bir çamurdu. İnşallah yönetmenlikte bir değişiklik olur üzerindeki bant tamamen kalkar.

Kıbrıslı işadamı Asil Nadirden sonra fabrika birkaç kez el değiştirdi. En son mahkeme kararıyla fabrikayı belediye teslim aldı. Tabi ki o günkü teknoloji 30 yıl önceki teknolojiydi ve yenilenmesi gerekiyordu. Bu alanda iş yapan fabrikalar teknolojilerini günün şartlarına göre yenilediler Niksar Ayvaz Suyu fabrikası yenilenemedi.

Sanayicilikte esas olan teknolojik gelişmelere ayak uydurup fabrikayı iyi yönetmektir. Niksar Ayvaz suyu fabrikasına yatırım yapılamadığı vede iyi yönetilmediği için aylık  elli bin tl civarında zarar ettiğini belediye başkanı Özdilek Özcan’ın açıklamalarından öğrendik. Fabrikaya yatırım yapmazsanız teknolojik gelişmelere şayet ayak uydurmazsanız, iyi yönetemezseniz tabii ki maliyet yüksek olur zarar ederseniz.

Oysaki sizin elinizde bir dünya markası var. Siz zarar ediyorsunuz. Bunun sebeplerini iyi araştırmak gerekir.

Belediye Başkanın her fırsatta basına demeç vererek fabrikaya 6 milyon lira yatırım yaptıklarını artık fabrikanın zarar etmediğini altının çizerek anlatıyor, olacak olan karlarla da Niksar’a yatırım yapacağını ifade ediyor ve Niksar halkının suyumuza eskisinde daha fazla sahip çıkması gerektiğini söylüyor. Başkan Özcan ‘ın temennisine aynen katılıyorum. Niksar Ayvaz suyu Niksar’ın en önemli değeridir. Bu suyu içmeyen, eşine dostuna tavsiyede bulunmayan satmayan Niksarlı olamaz. Ama şu anda Niksar suyumuz birçok lokanta ve markette satılmıyor dersem abartmamış olurum.

Fabrikaya 6 milyon tl civarında yatırım yapılmasına rağmen kar ettiğine kesinlikle inanmıyorum. Belki zarar asgariye düşmüş olabilir. Tabi ki suyun maliyet hesabını yaparken kullanılan kredinin faizini de maliyetlere yansıtmak gerekir.

Ben bir süre önce fabrikaya giderek yöneticilerle tanışıp fabrika hakkında bilgi alıp yapılan yatırımları görmek istedim aldığım cevaplar beni çok mutlu etmedi.

Belediye Başkanın da ifade ettiği gibi fabrikada önemli değişiklikler olmuş.

Fabrikanın Genel Koordinatörlüğüne Adapazarlı olduğunu öğrendiğim Gülten Balcı isimli bir bayan getirilmiş. Neden Niksar dışından bir yöneticinin getirtildiğini sorguladığımda karşıma daha enteresan bir durum çıktı. Niksar Ayvaz suyu makinelerinin bir kısmı Adapazarı bölgesinde su dolumu yapan bir işletme teknolojini yenileşmiş onların kullanmadıkları veya kullanamayacakları makineler Niksar Belediyesi tarafından satın alınmış Gülten Balcı da o fabrikada çalışıyormuş tavsiye edilmiş ve Niksar Ayvaz suyu genel koordinatörlüne getirilmiş. Ben Gülten Balcı bu işi iyi yapar kötü yapar deme şansım yok. Ama şunun söyleyebilirim Niksar onlarca pırıl pırıl gençlerimiz boş gezerken veya dışarılarda çalışırken Neden Niksar dışından birilerin önerisiyle bir kişiye canımız fabrikamız teslim ediliyor.

Teknoloji yenilendi diye boy boy reklamı yapılan bu makineleri kim önerdi.  Bunun adı teknoloji yenilemek mi. Eğer teknoloji yenilecekse araştırılır, şarlar belirlenir ihaleye çıkarak teknolojiyi yenilersiniz. Siz başkasının kullanmayı gözden çıkardığı ikinci el makineleri alarak teknoloji yenilenmez. Bu makinler ihale ilemi,  yoksa pazarlıkla mı alındı. Oda ayrı bir soru işareti. Devlet ihale kanunun hangi maddesi burada uygulandı.

Yine edindiğim bilgiye göre fabrikaya bardak makinesi alındı çalışıyordu. Aradan çok zaman geçmeden yeni bir yatırımla ikinci bardak makinesi alındı. Nedenini sorduğumda aldığım cevap eski makine yetersiz bardağa çok talep var onun için yeniledik dendi.

Genel Koordinatör Gülten Balcıdan üretimle ilgili bazı bilgiler aldım. Fabrikanın şu anda günlük 05 den 4300 koli  (Koliler 24 lük) 5 lt 3800 koli (Koliler 4 lü) 900 kolide bardak, aylık damajana üretiminde 10 bin civarında olduğunu ifade etti.

Her gün üretim varmı diye sorduğumda olmadığını ifade etti. Zaten benim gittiğim günde fabrika çalışmıyordu. Bakım varmış.

Fabrikanın en karlı bölümü damacana üretimidir. Buraya yatırım yapıldımı diye sorduğumda aldığım cevap hayır oldu. Mevcut makine ile aylık 10.000 adet damacana dolumu yapıldığı söylendi.

Yeni, dedikleri teknoloji ile yapılan üretim Mahmut Mısır zamanında o eski makinelerle yapılıyordu. Sade aslında değişen bir şey yok. Sadedece peetlerin gramajı değişmiş. 2005- 2008 yıllarında o fabrikada günlük 6000-8000 civarinda damacana dolumu yapılıyor ve satılıyordu.  Fabrika da çalışan eski elemanlardan bu konuda bilgi alabilirler. Bildiğim kadarı ile Ankara bayisine günlük bir tır damacana gidiyordu.

Şu anda 1-1,5  ay önce yapılan üretimler satışa sunulmuş vaziyette. Her gün çalışmayan fabrikanın stoklarıda dolu. Bu fabrikamı kar edecek.

Suyumuzun ismi ile başka yerde üretim yapılması da ayrı bir konu. İki yıldır bu bile çözülemedi.

Lafı fazla uzatmaya gerek yok. Bu fabrikanın dününü çok iyi bilen birisisiyim. İddia ediyorum bu fabrika başkan Özcan’ın dediği gibi kar etmez.

Fabrika ile ilgili makinelerin alımı yapılan revizyonla ilgili ilerleyen günlerde farklı bilgileri de okuyucularımla paylaşmaya devam edeceğim. 

YORUM EKLE

İsminiz

 

Mail Adresiniz

   

Yorum

 

YORUMLAR

  • Bu habere eklenmiş yorum bulunamadı.

GÜNLÜK CANİK GAZETESİ

ÇOK OKUNANLAR