CÜMBÜR CEMAAT-2-


Mustafa YILDIRIM

E-Posta :
Okunma Sayısı : 523
Tarihi : 07 Aralık 2017 - 08:46

Kadim bir tasavvuf ocağı olan cemiyetleri, iyisine kötüsüne, doğrusuna yanlışına bakmaksızın, Anadolu’ya Türklüğün ve İslam’ın mayasını çalmış, 1000 yıllık kardeşliğin harcını karmış tasavvuf kurumlarını FETÖ ile irtibatlandırarak itibarsızlaştırmaya çalışan, zihni bulanık zihniyetlere yem etmemek gerektiğini bir önceki yazımızda dile getirmiştik.                                                                                Bu tip yaklaşımlar hem millet ve devlet arasını açar, hem de Gayretullah’a dokunur. Yanlışlarımızı kırıp dökmeden, sapla samanı birbirine karıştırmadan, işin sosyolojik, psikolojik ve siyasi arka planının İslam’ın önüne takoz koymak olduğunu kavramamız gerekiyor.

Sivil dini yapılar ülkemizde İslam’ı yaşamanın en zor olduğu dönemlerde dahi, insanların dinden uzaklaşmasına ve sapmasına engel olmuş, İslami hassasiyeti muhafaza etmişlerdir. Tarikat ve cemaatlerin asli vazifeleri İrşat ve ilim faaliyetlerini icra etmektir. Ticaret siyaset ve devlet kurumlarında kadrolaşma merakları kendilerini ruhsuz STK’lara dönüştürecektir. Devlet ve siyasetin, kurumlara atama yaparken, devletin kurumlarını emanet ederken, kıstas olarak cemaat, cemiyet, siyaset, ticaret, hemşehrilik, mezhep, tarikat ve değişik bağlantıları değil, sadece ve sadece liyakati esas alması gerektiği kaçınılmaz bir prensip olmalıdır .

Yıllardır batılılaşmak, modernleşmek, çağdaşlaşmak uğruna ruh köklerimiz baltalanmaktadır. Bu amaç bağlamında toplumsal dinamiklerimizden, büyük çoğunluğu teslim olmamış, son kalelerimiz, sağlam aile yapımız ve inanç gruplarımızdır. Büyük uyanışın ve öze dönüş dalgasının bayraktarlığını yapan kurumlar itibarsızlaştırmak ortadan kaldırılmak isteniyor.                   Tasavvufi yapıları, inanç gruplarını tehdit olarak görmek ham ve hayal ürünü panik atak yaklaşımlardır. Zaten dünyada halktan ukbada Hak’tan daha doğru ve adil bir havale makamı yoktur. Tasavvuf ocaklarının amaçları “Allah rızası için insanlığa hizmet etmektir.” Hedef bir olunca isimlerinin farklı olması önemli değildir. Hedef Tokat’tan Samsun’a gitmekse kimisi Tokat Niksar Taşova Ladik üzerinden, kimisi Tokat Turhal Amasya Havza Kavak istikametinden, bazıları da Tokat Niksar Akkuş Ünye Terme Çarşamba güzergahından gidebilir. Arabayla gidebilir, uçakla gidebilir veya yürüyerek gidebilir. Önemli olan farklı yollardan gidilse de amaç ve hedef birdir. İnanç gruplarını da bu şekilde düşünmek gerekir. Usül ve araçlar farklı olabilir. Asıl amaç İrşat İlim ve Allah rızası için insanlığa hizmettir. Bugün devlet okullarında seçmeli veya zorunlu din dersi uygulaması neticesinde, sivil dini gruplara gerek kalmadığı yönünde söylemler filizlendirilmektedir. Devlet okullarında matematik, fizik, kimya, biyoloji dersleri de verilmektedir. Nasıl ki bir öğrenci evde tek başına sınava hazırlanamadığı gibi, okula gidiyorsa, oda yetmedi dershanelere, özel öğretmenlere başvuruyorsa... İlim meclislerine ve müntesiplerine, İslam’ı tek başına yaşamak da zorlanan ya da yaşayamayanların, buralardan destek almaları neden yadırganmaktadır. Yoksa ukbâ dünya kadar değerli değil midir? Bu konulara “kızgın kestane” muamelesi yapanlar hakikatten kaçanlardır ve hakikati anlatmaktan aciz olanlardır. Dilimin döndüğünce inanç gruplarının İslam’ın ve ülkemizin bir realitesi olduğunu anlatmaya çalıştım. İslamsız ve Kur’ansız bir hayat yaşamaya zorlanan günümüz insanı için deyim yerindeyse bir rehabilitasyon merkezleri olan ilim meclislerinin öneminin özellikle son bir kaç yıldır dünyaya İslam’ın ve Müslümanların ilkel ve barbar olarak tanıtılmak ve kötülenmek istendiği bir dönemde, kural dışı ve kulvar dışı sakat yapıları bahane edip toptancı yaklaşıma kurban etmek, kimlerin emellerine hizmet etmek olduğunu iyi kavramamız gerekiyor. Dolayısıyla İslam’a ve Kuran’a hizmeti dava edinen ve insanlığın ıslahı için faaliyet yürüten Kur’an hizmetkarları yüce değerleri ayakta tutmak ve İslami ilkeleri gelecek nesillere aktarabilmek için, gece gündüz demeden çalışırken, İslam’a ve insanlığa hiçbir faydası olmayan oturduğu yerden bilip bilmeden ahkam kesen, İşkembeyi Kübra’dan atan, tasavvuf ocaklarını bombalayan, zihni bulanık karanlık zihniyetlere Allah hidayet versin...  Kalın  sağlıcakla...

YORUM EKLE

İsminiz

 

Mail Adresiniz

   

Yorum

 

YORUMLAR

  • Bu habere eklenmiş yorum bulunamadı.

GÜNLÜK CANİK GAZETESİ

ÇOK OKUNANLAR