GÜRCİSTAN'DAKİ PİYANO


Doğa EKER

E-Posta :
Okunma Sayısı : 1527
Tarihi : 11 Eylül 2015 - 03:29

Uzun Anadolu gezimi Gürcistan Batum'la bitirdim. Anılarımı edindiğim bilgileri size zaman buldukça anlatmak istiyorum.

Özellikle belirtmek istiyorum tüm anlatacaklarımın çekilmiş videoları var. Bulunduğu bölgede özgürlüğünü almadan önce Sovyetlerin komutasında olan Gürcistan oldukça karışık bir insan mozaiğine sahipmiş. Gürcülerin çoğu 1800'lerin sonlarında Rusların kendilerine yaptığı ayrımcılığa katlanamayıp göçe zorlaması sonucunda  büyük bölümü Osmanlı imparatorluğu topraklarına göç etmişler.Bir kısmı ülkemizde gönüllü Müslüman olmuş bir kısmı da kendi inancıyla yaşamaya devam etmiş.

GÜRCİSTAN HALKI BÜYÜK ÇEŞİTLİLİĞE SAHİP!

Zenginlik ve fakirliğin iç içe olduğu, yepyeni binaların arasında, Sovyet dönemi eski tip yapıları ile Gürcüler, Ruslar, Çerkezler, Ermeniler, Çingeneler, Türkler, Azeriler vs., bir arada yaşıyorlar.

         Tıpkı bizim ülkemiz gibi.Ben Artvin sarp sınır kapısından Gürcistan’a girerken İstanbul’a Ankara’ya Sivas’a Burdur’a girdiğim duygularla girdim.

Bu benim ilk yurtdışı deneyimimdi.Hayal dünyamı ne kadar zorlasam da bunu canlandıramadım. Yabancı bir ülkeye değil de başka bir ilimize girer gibi girdim.

         Türkiye’den çıkış için pasaport kontrolü geçişimi yaptıktan sonra Sarp gümrüğü emniyet birimlerinin bürosuna girdim. Çaylarını içtim sohbet ettim. Altın kuralları öğrendim.50 metre sonra Gürcistan’a girdiğimde bizim kanunlarımızın bittiğini o ülkenin kanunlarının geçerli olduğunu bir sorun halinde yetkileri olmadığını Batu’mdaki konsolosluğumuzun sorunlarımızı çözebileceğini öğrendim.

         Polisimizin güle güle git güle güle gel temennileriyle aradaki elli metrelik bölümü diğer geçiş yapan insanlarla birlikte yürüdüm ve Gürcistan pasaport kontrolüne elimde çalışan kamerayla sıraya girdiğimde Gürcü polisin Türkçe olarak ”Abla kamera yasak” demesiyle ilk ikazımı almış oldum.

         Pasaport kontrollerini yapan kabindeki kibar Gürcü görevli "Şapkamı çıkartmamı sonra tekrar giyebileceğimi" işaretlerle anlattı bende onun isteğini gerçekleştirdikten sonrada geçişimi onayladı.

Her iki pasaport kontrol noktasında üzerinde içişleri bakanlığımız birimlerinden bana hediye ettiği üzerinde N.T.P. Logosu ile K.O.M. daire başkanlığın arması olan şapkam başımdaydı.  Sonradan çok düşündüm o şapkayı o gün neden giydim diye.

Ben bir Türküm. Dünyanın neresine gidersem gideyim ülkemin emniyet birimleri kontrolünde olmak zorundayım. İşte bu güçlü duygunun verdiği güven o şapkayı başımda tutmadı sağladı. O şapka benim sigortam gibi tutunabileceğim ülkemle pasaportumdan sonra tek bağım olan tek umudumdu.

         Gürcistan’a girdiğimizde bize ait olmayan bir ülkede olduğumuzu anında anlayabiliyorsunuz. 50 metre sonrası Türkiye ama burada markalar, araç plakaları,giyimler, konuşmalar yabancı.

         Döviz bürolarında harcamanız için gerekli olan parayı Türk lirası ile Lari'yi değiştirebiliyorsunuz. 160 Lira karşılığında 145 Lari Gürcü parası aldım.

Bu demektir ki onların parası bizden değerli.  Yazmadan geçemem bu ülkede benzin 2,5 TL , MAZOT 2.75 TL.

Üç noktada yemek yedim. Kahvaltıda peynirli pide gibi yapılmış kaçapuriye 8 Lari

Öğlen yemeğinde; çok bol acılı çok bol baharatlı mantının çok büyüğü bir yemekle peynirli,salatalı,içecekli,sofraya 25 Lari verdim. Bu arada Batum'da McDonalds yok.

         Araştırmacı biri olarak gezi aralarında bulduğum dilimizi bilen insanlarla her yerde sohbetler yaptım. Gürcülerle konuşmalarımda dikkatimi çeken p ve f harflerinin yeri değiştirmeleriydi.  F yerine p, p yerinde f yi kullanmalarıydı bunun sebebi de onların alfabesinde f harfinin olmayışı imiş.

         Acara Beyi Aslan Bey tarafından 1886 yılında yaptırılan ve bugün koruma altında olan tek bir camisi var. Ve ben Orta Cami'ye gittim gördüm. Oradaki Müslümanlarla konuştum. Motif, renk ve süslemeleriyle, güzel bir mimari örneği olan (videolarını çektim) Batum Camisi. Cemaatle konuştuğumda sadece cuma namazı ezanlarına hoparlörle okunmasına izin veriliyormuş.

         Şimdi yazdıklarımdan beni eleştirmek isteyebilirsiniz bu yanlış olur.

Burada Müslüman halkın inançlarında domuz eti ve şaraba karşı dinsel yasakları yok. Onlar bu iki maddeyi tüketiyorlar. Gürcülere sordum halk olarak ne kadar birbirinize tutkunsunuz diye. Biz dediler cenazelerde, düğünlerde küskünlükleri biryana bırakır her yerden gelenler biranda toplanırız. Mesela düğünlerde gelinlerin en uzak akrabaları bile düğüne gelir, damatlarını bağrına basarlar.

"Gürcülerden inek, koyun, keçi alsan enişte derler" diye bir atasözleriyle konuşmaya devam etti. İlgimi çeken bir soru daha karşıma çıktı. Metro Turizm'in sahibi bu ülkede çok büyük bir yatırım yapıyor ve ben gözlerimle gördüm. Neden acaba? Cevabını size bırakıyorum.

         Yazımın başında piyanodan bahsettim. Anılarımı bir başka anlatıma bırakmak üzere bu piyanonun özelliğini öne almak istiyorum. Virgin Mary Kilisesi'nin bulunduğu meydanda gelen, gecen kullansın diye bir piyano koymuşlar. Renkli ahşaplarla koruma altına alınmış hemen yanında da yağmur yağdığı an birileri kapatsın diye kenarında örtüsü durmakta.

         Ben de sıramı bekledim sıra bana gelince de o piyanonun başına oturdum Samanyolu'nun notalarını çaldım.

Bir sure sonra bir değişiklik, bir güzellik, temiz bir şeyler olduğunun farkına vardım.

Alışılmamış bir şeydi, Piyanonun hiçbir yerinde hasar, parti amblemleri, örgüt isimleri, âşıkların bıçakla oyulmuş baş harfleri kalpler yoktu. Piyano olduğu durduğu yerde aylar önce bırakıldığı gibi sağlamdı. Bizim ülkemizin meydanlarında olsa ya çalınır ya kırılır ya da her tür yorumlar yazılır kullanılmaz hale getirilir. İşte fark buradaydı.

Bizim ülkemizde her türlü milli değerlerimiz yok edilirken o piyanonun bizden 20 km uzakta tertemiz durmasını kıskandım doğrusu. Keşke bizde bu değerlerimize sahip çıkabilsek!

         O piyano orada sahipsiz bir şekilde halkın kullanımında tertemiz duruyor hem de kendi halinde hem de kimse korumadan. Kimsenin korumasına ihtiyaç duymadan. Tertemiz pırıl pırıl.

SİZE SORUYORUM O PİYANO NEDEN ORADA GÜVENDE BİZİM MEYDANLARIMIZDA GÜVENDE DEĞİL. Cevabını vermenizi bekliyorum. Bir başka yolculukta buluşmak üzere…

YORUM EKLE

İsminiz

 

Mail Adresiniz

   

Yorum

 

YORUMLAR

  • Bu habere eklenmiş yorum bulunamadı.

GÜNLÜK CANİK GAZETESİ

ÇOK OKUNANLAR