KOCAMAN BİR ÖPÜCÜK KONDURSAM SEN DE DİĞER ÇOCUKLAR GİBİ OLUR MUSUN?





2.12.2017 - 13:46   /   Okunma Sayısı: 469

  



    Anneler günü, babalar günü, sevgililer günü, doğum günleri.. Hepsi güzel duyguları, iyi olayları anımsatıyor bize.. Peki ya 3 Aralık Engelliler Günü..? Meğer yirmi dört yıl ne kadar boş, anlamsız ve hissiz yaşamıştım.. İki yıl önce bir okul bahçesinde tanışmıştım onlardan bir tanesiyle. Boynunda kocaman dört çantasıyla, kucağında iki bebeğiyle kendinden bir haber bakınıyordu etrafına. Beni görünce heyecanlanıp üzerime doğru koşturmaya başlamıştı. Bense bir an tedirgin olup bulduğum ilk çöp konteynırının arkasına atıvermiştim kendimi. Oysa o sevilmek, ilgi görmek istiyordu büyük bir heyecanla. Bense korkmuştum, ürkmüştüm ve kalbim ilk defa böyle hızlı çarpıyordu. Uzun bir süre bakıştık çok farklı bir şey gördüm gözlerinde. Sanki beni korkuttuğu için özür diliyor ve bir an önce yanına gitmem için can atıyordu. Çok zaman geçmeden toparladım kendimi ve çıktım gizlendiğim yerden. Yanıma geldi ve büyük bir coşkuyla kucakladı beni. Hala tedirgindim ve vücudum benden bağımsız bir şekilde titriyordu. Baktım gözlerine, tuttum o soğuk ve güçsüz ellerinden.. Merhaba dedim senin ismin ne..? Dilsiz değildir suskunluk çok şey anlatır anlayana. Kelimelerin anlatamadıklarını haykırır aslında.. Bir kaçış değildir suskunluk, bir bakıştan çok daha fazlasıdır.. Sessiz çığlıkların bir adım ötesidir.. Evet o konuşamıyordu, ‘’sen anlat beni’’ der gibi bakıyordu o kara ve iri gözleriyle. Çok utanmıştım kendimden tepki verecek kadar iyi hissetmiyordum kendimi. Kendine iyi bak diyebildim sadece kendine iyi bak.. Hızlıca uzaklaştım oradan ve onu düşünmek için gece olmasını bekledim. Akrep yelkovanı kovalıyor, dakikalar bitiyor saatlere dönüşüyordu. Ve onun o kara ve derin bakışları bir an olsun gitmiyordu gözlerimin önünden.. Evet ben hayatımda ilk defa engelli bir çocukla bakışmıştım, kucaklaşmıştım. Bu öyle tuhaf bir duyguydu ki korkularım gözyaşlarıma, gözyaşlarım hislerime, hislerim sevgime hepsi birbirine karışmıştı. Ve zorda olsa güneş gösterdi kendini, gün aydınlandı.. O gün benim hayata gözlerimi açtığım ilk gündü. Daha bir yaşama sevinciyle doluydu yüreğim ve daha bir güzel görünüyordu çevremdeki her şey.. Ve o günden sonra ben onların gözleri, onların dilleri, onların sesleri oldum.. Hani ‘’Anlat Beni’’ der gibi bakmıştı ya bana ben de gördüğüm herkese onları anlattım, onları yaşadım, onları paylaştım. Sevgili Aleyna diyor ki ‘’Belki birçok kişinin gördüklerini görmüyorum ama onlar da benim içimdeki müzikli şahane dünyayı hiç göremeyecekler. Sırrım oyunun en önemli parçası..’’ Böyle bir sırra sahip olduğum için şükrediyorum Rabbi’me.. 3 Aralık Dünya Engelliler Günü.. Engellilik konusu yalnızca engelli bireyleri ve ailelerini değil, toplumun tüm kesimlerini yakından ilgilendiren önemli bir konudur. Engellilik, sosyal hayatı engelleyen bir kusur değil, desteklenmesi gereken bir durum olarak kabul edilmelidir. Bu nedenle her fırsatta onları kucaklayarak eşit ve değerli vatandaşlar olduklarını göstermeliyiz. Engelli vatandaşlarımızın hayatlarını kolaylaştırmak, toplumla bütünleşmelerini sağlamak, geleceğe umutla bakan bireyler olarak onların da toplumsal sorumluluk almalarına öncülük etmek dayanışma ve yardımlaşma duygularımızın güçlenmesini sağlayacaktır. Hayatın neredeyse her alanından kendilerini soyutlamak zorunda kalan engelliler için yapılabilecek en iyi şey, "engelleri ortadan kaldırmak"tır. Unutmayalım ki ‘’Hayatta en büyük engel sevgisizliktir’’ 
Sevgiyle kalın...
 Berna SAYGILI



YORUM EKLE

İsminiz

 

Mail Adresiniz

   

Yorum

 

YORUMLAR

  • Bu Habere Ait Yorum Bulunmuyor...

GÜNLÜK CANİK GAZETESİ

ÇOK OKUNANLAR